Anasayfa
Edebiyat Dizisi:


SEVGİLİ

Tehodor FONTANE
Çeviri: Melik BÜLBÜL
193 sayfa
ISBN: 978-975-8867-96-7


Theodor Fontane'nin yaşadığı dönemin sosyo-kültürel ve tarihsel panoramasına bakıldığı zaman, sosyal normların insan yaşamında ne denli çakılı bir yere sahip olduğu gerçeği açıkça görülecektir. Fontane, böylesi zorlu bir geçiş dönemi yaşayan başta kıta Avrupası olmak üzere, tüm dünya üzerinde dönemin insanının yeni'ye yönelik merakını romanlarında kendine özgü anlatımıyla ve sorunsal tablolar biçiminde dile getirmiştir.

Onun romanlarında en başta gelen sosyal sorunları insan, kadın, insanlar arası ilişkiler, aile dramı, eski-yeni çatışması, demokratikleşme süreci, sınıflar arası kavgalar ve diğer çağ sorunları şeklinde görmek olasıdır.

Yazar, kadın olgusuna ayrı ve özel bir pencereden eğilerek, dönemin insanının değer yargıları egemenliğinde özellikle yaşama yeni katılmaya başlayan kadın olgusuna hangi perspektiften baktığının altını trajik bir Söylemle çizerek dillendirmiştir.



EDEBİYAT VE PSİKANALİZ

Yılmaz ÖZBEK
116 sayfa
ISBN: 978-975-8867-94-3


Muhterem Doktor Bey,
Yıllardan beri, bazı psikolojik ve erotik sorunlarla ilgili görüşlerimiz arasında geniş çapta ortak yönlerin bulunduğunun farkındayım ve geçenlerde böyle bir benzerliği daha belirgin bir biçimde ifade etme cesaretini kendimde buldum. Çoğu kez şaşkın bir şekilde kendi kendime, objenin etraflı incelenmesiyle elde ettiğim gizli bilgileri nereden alabileceğinizi sordum ve sonunda şimdiye kadar hayranlık duyduğum şairi şimdi kıskanmaya başladım.

Sizin de yazılarımdan teşvik bulduğunuzu belirten mektubunuz, beni ne derece sevindirdi, varın siz tahmin edin! Böylesine onur verici bir şeyi öğrenmek için 50 yaşına gelmem gerektiği gerçeğinin beni gücendirdiğini söylemek yalan olmayacaktır.
Saygılarımla.

Dr. Freud

(08.03.1906 tarihinde Freud'un Schintzler'e yazdığı bir mektup)



DİVAN ŞİİRİ: DEĞİŞEN DÜNYADA KAYBOLMUŞ PARADİGMA

Kemal KAHRAMANOĞLU
112 sayfa
ISBN: 975-8867-71-7


Tanzimat, etkisinde kaldığı Aydınlanmanın aklîlîk hakikate uygunluk, evrensellik, objektiflik, ölçülebilir gibi kriterlerine uymadığı için Divan Şiiri'ni hayatın dışına iter. Çünkü, Divan Şiiri'nin Aydınlanmasının ölçülerine hiç uymayan, hakikat ve dış dünya ile doğrudan ilgi olmayan müteal, mistik, mücerret bir dünyası vardır. Tanzimat bunun yerine "akıl"a dayanan bir çözümleme tarzını devreye sokar. Artık algı kalıpları değişmiştir. Şiirden düşünceye geçme zamanı gelmiştir. Hakikatı temsil etmekse yetersiz kalan şiir temel bir edebi tür olmaktan çıkar. Edebiyatımız, edebiyatımız gerçeği olduğu gibi yansıtmaya çalışan romanlar, hikayeler ve tiyatrolarla dolar. Şiir de bu kervana katılarak, toplumsal bir görev üstlenir. Tanzimat sonrası, yaşama alanı iyice daralan Divan Şiiri ise, artık, eskiye bağlı birkaç şairin mısralarında suni teneffüslerle yaşatılmaya çalışılan kayıp bir paradigmadır.

Bugün ise Divan Şiiri, modernliğin dünyayı getirdiği yerden rahatsız olanlar için, haksızlığa uğradığına inanılan, iade-i itibari hak eden ve içinde edebi hakikatları gizleyen güçlü bir şiir geleneğidir.



YAŞAMSANAT

Mehmet Mümtaz TUZCU
80 sayfa
ISBN: 975-8867-78-4


Cimriler müsrif olurlar! Dedim ve o anda anladım: Hiç birşey anlamadığını. Bir başka konuşmada bir başka laf kaçırdıydım bir gün ağzımdan, O'nu da anlamamıştı: en büyük yüzsüzlükleri çekingenler yaparlar.

"Keskin zekasını yitirmeye başlamış..." demiştim içimden, oysa bir birikim işi bu yalnızca: O, o konularda oralarda değil henüz, hepsi bu!..

Uçsuz bucaksız insan deliliğinden kaçmak için yazıyorum elbette. Uçsuz bucaksız insan kötülüğünü biraz olsun kemirip azaltabilmek umuduyla. Neler yok ki gecemizin içinde? Miskinlik, inançsızlık, kendini dolandırma, kahreden ilgisizlik, yıkıma götüren ilgi, dos kanına acıkma..Ve başka binbir bulut, binbir kısım rüzgarı. Kaçmak içindir kalem, ne kaçar ne kaçırır! Yazmak çünkü her vakit dönmek üzere kaçmaktadır.



VAKTİ GELDİ

Ş. Halis ÇALIŞ
70 sayfa
ISBN: 975-8867-65-2


"Gidiyorsun" demişler "sessizce bu şehirden"
Bakmamışsın ardından mendil sallayanlara
Bir nokta koyar gibi daralan ufuklara
Hayra yorup bir düşü doğrularak yerinden
"Gidiyorum" demişsin sessizce bu şehirden.



İMGESEL İLETİŞİM

Melik BÜLBÜL
192 sayfa
ISBN: 975-8867-48-2


Düşünce evreninin bilinmeyenlerine, göksel düşgörüsü, bir yıldız gözlemcisinin teleskop titizliği ile, görüş alanına her defasında yeni bir evren katan yazar, yaşamın her yerindedir. Zaman içi ve zaman ötesi düşsel dünyanın en ince ayrıntılanmış (nuanciert) kesitlerinde onu görmek, duyumsamak olasıdır. Dünya içine dünyayı, gerçek içine gerçeği, anlam içine anlamı yapılandıran ve bu yapıntısıyla nesnel gerçeği ölümsüzleştiren odur. Dilin sözcüksel ifade engellerini, dili derinleştirerek, onu boyutlandırarak ortadan kaldıran gizil güce egemen varlık. Yalnızlıktan hoşlanmaz. Paylaşımcıdır. Okuma zevkini anlama coşkusuna yargılı kılan, güzelduyum yaratıcısı.



EDEBİYATTA EPIFAN: SHERWOOD ANDERSON'IN WINESBURG, OHIO'SU

İsmail ÖĞRETİR
112 sayfa
ISBN: 975-8867-49-0


Winesburg, Ohio, çağdaş bir yalnızlığı küçük bir kasabada paylaşan, kendi bilinçlerinden/bilinçaltlarından ya da dışarıdan gelen engellemeler nedeniyle, kendilerine adım attıracak yaratıcı yönlerini kullanamadıkları için birbirlerine benzeyen insanların öyküsüdür. Onlar, çağdaş ucubelerdir; kendi çarpık koşullarının ve yalnız başlarına varoluşlarını keşfettikleri anların tutsağı olmuş kasabalılardır; bu, Sherwood Anderson öykülerinin konusunu oluşturmaktadır. Ancak yazar, ucubeleri bir yöntem olarak da kullanmak istemiştir. Modernist yazar, yabancılaşmış bir dünyayı anlatmak için ucubeyi kullanır; bu dünyanın doğasını damıtır ve çarpıklığın, temeldeki yaratıcılığı açığa çıkarabileceği biçimler üzerinde yoğunlaşır. Bu açıdan Winesburg öyküleri, geleneksel olay örgüsü ve nedensellik açıklamaları olmayan deneylerdir.



SAMUEL BECKETT: İFADENİN ARAYÜZEYİ, ARAYÜZEYİN İFADESİ

Mukadder ERKAN
152 sayfa
ISBN: 975-8867-45-8


Çağımızın kafası karışık insanının ürettiği, karmaşık ruh yapısının ürünü olan bir yapıtı çözümlemek için sınırları belli olan bir kuram çok işe yaramaz. Yapıtın oluşumunda anlık düşüncelerin yaratıcılığı önemli olduğu kadar, yorumlamada da anlık izlenimlerin, çağrışımların yaratıcılığı da önemlidir; yapıtın amacı ile yorumun ulaştığı sonuç farklı olsa bile, çağdaş sanat estetik bir zenginliği hedeflemekten daha çok tüketiciyi sorgulamaya, düşünmeye götüren bir yapının peşine düşer. Yaşamın anlamsızlıklarına, kaosa, kargaşaya karşı bir tepki, bir tavır olarak da görülebilecek olan Post-modern yapıtlar tüketiciyi de yaratıcılık sürecine katarak onu da tepkiye ortak eder; estetik büyüyü, beğeniyi beslemekten çok insanda yaratıcı, üretici gücü harekete geçirerek onu dinamik hale getiriyor; uyutmuyor, uyanık tutuyor, var olan kurallar, kurumlar, anlayışlar sorgulanıyor, bireyi eleştirel düşünmeye, irdelemeye götürüyor. Yoksa belli bir sonuca ulaşmayı dayatmıyor.



POSTMODERNİZM VE ALIMLAMA ESTETİĞİ

Prof. Dr. Yılmaz ÖZBEK
112 sayfa
ISBN: 975-8867-41-5


Çağımızın kafası karışık insanının ürettiği, karmaşık ruh yapısının ürünü olan bir yapıtı çözümlemek için sınırları belli olan bir kuram çok işe yaramaz. Yapıtın oluşumunda anlık düşüncelerin yaratıcılığı önemli olduğu kadar, yorumlamada da anlık izlenimlerin, çağrışımların yaratıcılığı da önemlidir; yapıtın amacı ile yorumun ulaştığı sonuç farklı olsa bile, çağdaş sanat estetik bir zenginliği hedeflemekten daha çok tüketiciyi sorgulamaya, düşünmeye götüren bir yapının peşine düşer. Yaşamın anlamsızlıklarına, kaosa, kargaşaya karşı bir tepki, bir tavır olarak da görülebilecek olan Post-modern yapıtlar tüketiciyi de yaratıcılık sürecine katarak onu da tepkiye ortak eder.



BİZDEN GEÇEN SULAR

Seyhan KURT
72 sayfa
ISBN: 975-8867-01-6


Seyhan Kurt'un şiiri bende daima, nazire arzusu uyandırır. Hızlıca çarpar dizeler meleğimin kanadına. Bu metafizik rastlantının idrak alanındaki iz düşümü ise her şiirinde biraz daha belirginleşiyor. Belli ki Kurt'un ilhamı da idrakin seçiciliği ile ilhamın ufukları arasında dolanıyor. "burçlarla doyurulmuş gökyüzü ve dikişleri sökülen yeryüzü"nü birleştirme çabasında "yükselmek için üstüne çıktığı mısralar"la ustaca oynuyor şair. Velhâsıl Seyhan'ın mısraları Türk şiirinde hüsnü kabûl, okuyucuda kabulü hüsn görmeye uzatıyor "kumaştan mevdiveni"ni...

Selma ÜMİT



HÜZNÜN SÖZYİTİMLERİ

Seyhan KURT
96 sayfa
ISBN: 975-8156-08-X


O zaman pipolu kitaplar, alafranga estetikleriyle göz kamaştıran marquisler ve Grand-toilet'lerinin içine "In God We Trust" yazılı kağıt hayallerini tıkıştıran ve kaldırımlarda kibirlenerek tuttukları tasmalarının diğer ucunda da kendilerinin olduğunun farkına varamayan köleler (o köleler küpe takmıyor artık) ve çocukları çocuk olmaktan çıkarıp ve ellerine silah tutuşturup (ki bu silahlar G3'lerden ve M16'lardan daha tehlikelidir) onlara bir hiç olmanın dayanılmaz hafifliğini hissettiren asıl hastalar bizleri göremezler.

Bana Lautréamont'un Maldoror'un şarkılarını hatırlatıyor.

Ece AYHAN



EL İLÂNI

Seyhan KURT
80 sayfa
ISBN: 975-8156-58-6


Seyhan Kurt'un şiirlerini okuyunca huzurum kaçtı. Buna değerdi doğrusu, iyi bir şiir okumanın verdiği o kederli hazzın yanında huzurun ne önemi var ki. Elinde, şiirden bir bıçak hem kendini kanatıyor hem de onun dünyasına girmeyi göze alanları. El İlânı, bu yolculuk için huzurunu feda etmeyi göze alanlara...

Cezmi ERSÖZ



ELIAS CANETTI

Fatih TEPEBAŞILI
152 sayfa
ISBN: 975-8156-97-7
DİLİ: Almanca


"Es ist alles vorüber.
Wäre icb wirklich ein Dicbter,
İcb müsfte den Krieg verbindern könne."
"Denn
Ein Weg zur wirklichkeit geht über Bilder.
Ich glande nich,
Dafs es einen besersen Weg gibt."

Elias Canetti



68 KUŞAĞI YAZARLARINDAN UWE TIMM VE TOPLUMSAL ELEŞTİRİ

Fatih TEPEBAŞI
160 sayfa
ISBN: 975-8156-41-1


Anlatılacak hiçbir şeyleri kalmayan, söyleyecekleri bir şeyleri olmayan dostluklar, aileler, evlilikler ölüdür. Anlatmak, günlük yaşamda beraberliklerin çimentosudur ve donmamak, sessiz kalmamak için bir koşul, kendini anlatabilmek ve anlaşabilmek için, sevmek veya nefret etmek için bir temeldir. Bu çok önemlidir, aksi durumda dilsel ve zamansan ölüm söz konusu olur.

Zamanın "zamansallığı" tekrarlanamaz oluşundandır. "Zaman, varoluştaki sonlulukla, ölümün aracılık ettiği zamansallıkla ortaya çıktığı için tekrarlanamazdır". Timm'e göre zamanın tekrarlanamazlığı insanın yaşamına pişmanlığı, hataları, suçları vs. beraberinde getirir. "Eğer ölümsüz olsaydık, bütün başarısızlıklarımızı giderir, hatalarımızı düzeltirdik.



BİR SÖYLEŞİDİR YAŞAMAK

Fatih TEPEBAŞILI
256 sayfa
ISBN: 975-8156-68-3


Söyleşiler veya söyleşmek geniş anlamda dili çağrıştırır, o da insanlığın en önemli niteliksek yanıdır. İnsanlığı onsuz düşünemeyiz bile.

Yaşamak; iletişim kurmak, söyleşmektir. Günlük yaşamımız, önceden kurgulanmamış sayısız söyleşilerle doldur. Seçkide yer alan günümüz yazarlarıyla yapılan söyleşilerde, bir yandan değişik ülke, kültür, dil gibi hususlara dayanın yazarların yerelliklerini, oluşumu süreçlerini, sevinçlerini, hüzünlerini, hayal kırıklıklarının, korkularını ve düşünce dünyalarını kısaca bireyselliklerini okuruz.

Diğer yandan ve asıl önemlisi ise, onların aydın kimlikleriyle kendilerine ve toplumlarına karşı ortaya koydukları eleştirelliklerini okuruz. Zaman zaman kendimizin yalnız olmadığını, onlar sayesinde anlarız.



EDEBİYAT VE ROMAN

Fatih TEPEBAŞILI
176 sayfa
ISBN: 975-8156-24-1


Sanatçı ve yazarlar, var oluş alanlarının uçlarında ve sınırlarında gezen kimselerdir. Bu yüzden sıradan ve olağan değillerdir.

Hep, varsayılan sınırların ötelerinin soruştururlar. Bahsedilen alanlar yalnızca doğada bulunan somut olanlar olmayıp, daha çok onun kendi fantezisinin, bilinç veya bilinçaltının beslediği, sınırların ise sonsuzluğa uzandığı soyut alanlardır. Genellikle insanlara ürkütücü ve soğuk gelen böyle yerlere yüzünden sanatçılar, ya dışlanmışlar vay garipsenmişlerdir. Eleştirdikleri kadar eleştirilmişlerdir.



ALAIN ROBBE GRILLET VE YENİ ROMAN

Galip BALDIRAN
164 sayfa
ISBN: 975-8156-78-0


Yeni Romanın öncüsü Alain Robbe-Grillet, Balzac ile yetkinliğe ulaşan geleneksel romana karşı çıkar. Eleştirdiği romanın herkesçe kabul edilmiş kurallarını "modası geçmiş" kavramlar olarak niteler. Her şeyi bilen, her şeyi gören bir anlatıcı olsa olsa Tanrıdır. Bu da bir yutturmacadan ibarettir. Nesnelerin insandan önemli olduğu günümüzde insanın, belirsizliğini, başarısızlığını, suçluluk duygusunu ve mutsuzluğunu dile getirir. Anamalcı düzenin çarklarında ufalanmış, adını komşusunun bile bilmediği edilgen insanın romanını yazar. Her şahıs yalnızdır ve sadece kendisi vardır. Kişi, kendi umutsuzluğunun seyrine dalmıştır. İnsanlar arasındaki tek ilişki sadece nesneler düzeyinde oluşur. Robbe-Grillet aslında değişken öznel bir bakışın ağırlığını hissettirir. Ona göre romanın tek bir kalıbı yoktur, sürekli evrim geçiren unsurlar vardır.



PİERRE LOTİ VE ORYANTALİST SÖYLEM

Galip BALDIRAN
128 sayfa
ISBN: 975-8867-31-8


Batıda XIX'uncu yüzyılın ortalarından itibaren Doğu'ya özellikle Osmanlı Coğrafyasına olan ilgi ve merak sürekli arttı. Batılı gezginlerin tuttukları günlüklerle, eskiden korkulan bu diyarlar artık erişilmez olmaktan çok; tuhaf, eğlenceli ve hatta her akla gelenin yapılabileceği macera dolu mekanlar olarak sunuldu. Başlangıçta Türklerden çekinen Pierre Loti,onları tanıdıkça çok sevdi. Ancak, kimi zaman satır aralarında, kimi zaman da açıkça, o dönem İstanbul'unun her türlü acayipliklerin sınırsızca yaşandığı dünyanın en eşsiz kenti olduğunu vurguladı. Doğu ve Batı her ikisi de kendini tanımlarken "öteki" kavramını sürekli canlı tuttu.



CEMİL MERİÇ İLE SÖYLEŞİLER

Mehmet TEKİN
272 sayfa
ISBN: 975-8156-73-X


Cemil Meriç, benim için adı ve emeği kutsal olan birkaç isimden biridir. Talihin güzel bir tesadüfüyle onu tanımak, bir yıl da olsa, onun sekreterliğini yapmak,Cemil Meriç imzalı yazıların pişirildiği potanın sıcaklığını hissetmek, nihayet yazış tarzına tanıklık etme.... doğrusunu söylemek gerekirse, taşradan İstanbul'a intikal etmiş bir öğrenci için az şey değildi doğrusu. Bana heyecan veren yakınlıktı bu ve bu yakınlığı perçinleyen bir nokta daha vardı:

Cemil Bey hemşerimdi.

Bu nedenledir ki, onu hem seviyor, hem de onunla gurur duyuyordum.



PEYAMİ SAFA İLE SÖYLEŞİLER

Mehmet TEKİN
144 sayfa
ISBN: 975-8156-71-3


Bugün düşünce hayatımızdan, kültür ve edebiyat dünyamızdan, romanımızdan, hatta basın geleneğimizden bahsetmek gereğini duyanların, Peyami Safa ismini anmadan geçmesi mümkün değildir.

Çünkü Peyami Safa, eleştirinin hangi süzgecinden geçirilirse geçirilsin kendini kabul ettirmiş bir yazarımız, değeri tescil edilmiş seçkin bir romancımızdır. Ölümünün üzerinden kır yılı aşkın bir süre geçmesine rağmen o; okunan tartışılan, insaf sahiplerince hakkı teslim edilen biridir.



TARIK BUĞRA: SÖYLEŞİLER

Mehmet TEKİN
248 sayfa
ISBN: 975-8867-14-8


Tarın Buğra, edebiyatımızın seçkin isimlerindendir. O, sadece bir romancı, bir gazeteci, bir oyun yazarı değil, aynı zamanda sanat, edebiyat ve kültür üzerine düşünen bir aydınımızdır. Söyleşiler, onun özellikle bu yönüne ayna tutan belgelerdir. Tarık Buğra'yı tanımanın yolu, biraz da bu söyleşileri okumaktan geçmektedir.



DİPNOT

Mehmet UĞURLU
61 sayfa
ISBN: 975-8156-61-6


Ayak Sesleri
Oh o duvarlar yok mu?
Oradaki her köşe
Ayak sesleriyle döşe
Sen o evi
Çocuk resimleriyle boy boy
Çiçek isimleri koy aralarına
Gül leylak kasımpatı ve şebboy



HALK EDEBİYATI

Hamdi GÜLEÇ
256 sayfa
ISBN: 975-8156-74-8


Halk Edebiyatı, halkın duygu ve düşüncelerini, özlemlerini, isteklerinin dile getiren bir edebiyattır. Halk edebiyatı; sözlü gelenek ürünü, halkın zengin kültür değerlerini yansıtır. Hak edebiyatı, özünü, özlüğünün halktan aldığı için halkın içini gösterir. Özellikle halkın dünya görüşünü, sanat zevkini, düşünüş ve yaşayış düzenini ve bunlarla ilgili gelenek ve görenekleri halk edebiyatında bulabiliriz.

Kitapta Halk edebiyatı kavramı, halk edebiyatının bölümleri ve tanıtılmasına yer verildi. Türkleri örnekleriyle açıklandı.



TÜRK ŞİİRİNDE DİN VE TASAVVUF

Hasan AKTAŞ
248 sayfa
ISBN: 975-8156-75-X


"Osmanlı şiiri sonsuz derecede zengindir."
W. Duckett

Tarih boyunca edebiyat biliminin epistomolojik altyapısını birbirlerinden oldukça farklı sayılabilecek alanlar ve disiplinler oluşturmuştur. Bu disiplinlerin başında da edebiyata oldukça malzemeler veren din unsuru gelir.

Genel anlamda din bilimi (ilahiyat) başlı başına bir disiplin olmasına rağmen onu besleyen tasavvuf gibi önemli bir alt disiplin daha vardır.

Edebiyat metinlerinin sağlam, sağlıklı ve isabetli bir çözüm için edebiyatı besleyen kaynakların iyi tanınması gerekir. Yani disiplinler arası ilişki bir zorunluluktur.



ÇAĞDAŞ TÜRK ŞİİRİNDE TARİHİ ŞAHSİYETLER VE ESERLER

Hasan AKTAŞ
304 sayfa
ISBN: 975-8156-52-7


Çağdaş Türk Şiirinde Tarihi Şahsiyetler ve Eserler adlı bu çalışmamız daha önce yayınlanmış olan Çağdaş Türk Şiirinde Din ve Tasavvuf adlı çalışmamızın bütünleştirilmesi amacından doğru. Çağdaş Türk Şiirinde Tarihi Şahsiyetler ve Eserler, ismi tarihi ve edebiyatı ideolojik olarak kurgulayanlar için kışkırtıcı gelebilir. Edebiyatı ve tarihi polemikçi bir anlayışla ele alanlar, bu disiplinleri, bilgi üretim kurumlarının dışında kendi ideolojilerinin onanma kurumu olarak görürler. Osmanlı edebiyatının terminolojisini oluşturan en önemli unsurların başında hiç şüphe yok ki tarihi ve mitolojik şahsiyetler gelmektedir. İslam dünyasında yer alan medeniyetler içerisinde üretilen eserler de bu şahıslar kadrosunu tamamlayıcı mahiyettedir.



MODERN TÜRK ŞİİRİNDE EDEBİ SANATLAR

Hasan AKTAŞ
264 sayfa
ISBN: 975-8156-53-5


Şimdiye kadar edebi sanatlarla ilgili olarak hazırlanan kitaplar, genellikle eski edebiyat merkezli olup onu tahlile/anlamaya/çözümlemeye yöneliktir. Modern şiirlerin çözümlenmesinde ise yeni edebiyat merkezli kaynak bir esere ihtiyaç vardır. Ortaöğretimdeki ve yüksek öğretimdeki öğrencilerimiz, modern edebiyat metinlerini çözümleyebilmek için böyle bir çalışmaya sürekli olarak ihtiyaç duymaktadırlar. Divan Edebiyatı ile ilgili metin tahlillerinde öğrencilerimiz bu anlamda yayınlanmış eserlere başvurarak eksikliklerini giderme yoluna giderken, geçmişle bağını koparmaya çalışan modern edebiyatta ise öğrencilerin başvurabileceği bir kaynak yoktur



ÖYKÜ SANATI

Hasan ÇAKIR
264 sayfa
ISBN: 975-8156-13-6


Elinizdeki kitap, kısa öykü bakımında kuramsal bilgi sağlar. On bölümden oluşan kitap, temel yazınsal öğeleri inceler. Bölümlerde, sırasıyla kişileştirme, diyalog, tasvir, sahne, olay örgüsü, çatışma, bakış açısı, geri dönüş, geçişler, mekân ve sembol kavramları kapsamlı olarak açıklanır. Her bölümde ikişer makale olmak üzere, kitap kısa öykü konusunda toplam yirmi makale içerir.

Öykü yazarken, yazarın aklı bazı güç sorulara takılır kalır.
Karakteri nasıl inandırıcı yapabilirim?
Diyalog konuşmayla aynı şey değil midir?
Her hangi bir bakış açısını kullansam, ne fark eder?
Çatışma olmazsa, ne olur?
Sahne uzunluğu ne kadar olmalıdır?
Öyküde semboller ne işe yarar?
Olay örgüsü ya da kurgulama nasıl yapılır?



ROMAN BİÇİMLERİ

Fatih TEPEBAŞILI
112 sayfa
ISBN: 975-8156-01-2


Romanın kedisine has ayrıcalıklı bir edebi değer içermesi dünyanın belli bölgelerinin veya belli konuların okuyucuya aktarılmasında değil konunun dilsel ve anlatımsal biçimlendirilmesinde saklıdır. Roman kurmacadır, dile dökülmüş dünyadır. Bu dünyada okuyucuya Hegel'in ifadesiyle, güzellik ve sanatın yakını ve dostu olmuş gerçeklik sunulur. Bu tür gerçeklik de bizim günlük hayatta rastladığımız tarihsel ve deneysel gerçeklikten daha önemlidir. Yine bu gerçeklik de bizim günlük hayatta rastladığımız tarihsel ve deneysel gerçeklikten daha önemlidir. Yine bu gerçeklik hayatta karşılaşılan gerçekliğin anlamsız, bütünlüğü olmayan, belirsiz, tamamen karmaşık gözüktüğü yerde önemli bir anlam dokusu sergiler.



BİR YÜREĞİN TÜRKÜLERİ

İhsan KURT
104 sayfa
ISBN: 975-8156-47-0


Eğitimci İhsan Kurt'un geçmişi bir hayli eskiye uzanan şiirle uğraşısını ürünleri, bu kitapla gün yüzene çıkmış bulunuyor. Bir sevgi selinin gönül tezgahında dokunarak ortaya çıkması anlamına gelen bu şiirler, İhsan Kurt'un akademik çalışmalarının arka planındaki duyarlılığını gözler önüne sermesi bakımından da önem taşıyor.



BAY B'NİN BAŞINA GELENLER: DERLENMİŞ BRECHT ANEKDOTLARI

Gerd SEMMER - Andre MÜLLER
Çeviri: Ali Osman ÖZTÜRK
128 sayfa
ISBN: 975-8156-03-9


1988'de 100. doğum yılı kutlanan Bertolt Bercht 10 Şubat 1989'de Augsburg'da kensoylu bir ailenin çocuğu olarak doğdu. 1933'de Nazi rejimi yüzünden Almanya'yı terk etti. İsviçre, Fransa, Danimarka ve İsveç'te sürgün yaşadı. 1935'de Alman yurttaşlığından çıkarıldı. 1940'da Finlandiya'ya, bir yıl sonra Amerika'ya gitti. Kendisine 1947'de Zürih'e 1949'da Doğu Berlin'e yerleşti. 14 Ağustos 1956'ta kalp krizinden öldü. Alman kültür ve dilinin Goethe ve Schiller'den sora yetiştirdiği en büyük temsilcilerinden olan Bertholt Brecht, eşi Helene Weigel'in yönetiminde Berliner Ensembel'i kurdu; kuramı kendine ait olan Epik Tiyatro anlayışıyla yazdığı oyunlarını burada sahneledi.



NECİP MAHFUZ: TOPLUMSAL GERÇEKÇİ ROMANLARI

Kazım ÜRÜN
264 sayfa
ISBN: 975-8156-69-1


Roman sanatı, ilk olarak, Batıda görülmesine rağmen, romana benzer anlatı çalışmaları Arap edebiyatında da çokça rastlamaktayız. Bunlar arasında dünyaca meşhur Bin Bir Gece Masalları ve Kelîle ve Dimne'yi sayabiliriz. 19. yüzyıldan 20. yüzyıl başlarına kadar süren çevri faaliyetleri içerisinde roman türü bazı eserlerle tanışan Arap okuyucusu, ilk olarak Muhammed Hüseyn Heykel'in Zeyneb adıl roman sayesinde daha önce kaleme alınan didaktik amaçlı romanların dışında bir mısır romanıyla karşılaşır.



TÜRKÇE DİL BİLGİSİ VE KOMPOZİSYON BİLGİLERİ

Raşit KESKİN
456 sayfa
ISBN: 975-8156-96-9


Türkçe Dil bilgisi ve Kompozisyon Bilgileri, Türkçe konuşan herkes için temel bir başvuru kitabı olacak şekilde hazırlandı.

Dil Bilgisi, kelime ve cümle tahlilleri, kompozisyon bilgileri ve imla kılavuzu bölümleriyle, bir "başvuru kitabı" nitelliğindeki bu eser; Türk ve dünya edebiyatının seçkin yazar ve şairlerinden yapılan alıntılarla "okuma kitabı" niteliği taşımasını yanı sıra, dil bilgisi öğretimi ile okuyucuya edebiyat kültürü kazandırmayı da hedefliyor.
Felsefe | İletişimbilim | Tarih | Kaynak Kitaplar | Eğitimbilim | Edebiyat | Bilim Toplum Siyaset | Katalog | Hakkımızda | İletişim