Kitap Ara

    Ahmed Midhat

    Ahmed Midhat Efendi (1844-1912): Tanzimat'la başlayan "tenevvür" hareketi içinde, "Asya'nın ihtiyar aklı ile Avrupa'nın bâkir düşüncesi" arasındaki sentezin peşinde kaleme aldığı metinlerle Türk modernleşmesinin, basın ve fikir hayatının kilit figürlerinden olan Ahmed Midhat, İstanbul'da doğdu. Ağabeyi Hafız Ağa 'nın himayesinde Vidin, İstanbul ve Niş'te öğrenimini tamamladı (1863). Midhat Paşa'nın Tuna valiliği sırasında ağabeyinin delaletiyle Rusçuk'ta Vilayet Mektûbî Kalemi'nde memuriyete başladı. Bu sırada, bir yandan medrese derslerine devam ederek Arapça ve Farsçasını ilerletirken, diğer yandan Fransızca öğrendi. Yazılarını yayınlatmaya başladığı Tuna gazetesinde, yazarlığın inceliklerine ve gazeteciliğin teknik yönlerine (dizgi-baskı) nüfuz etti (1868). Midhat Paşa Bağdat valiliğine atandığında onun maiyetinde ağabeyiyle birlikte Bağdat'a giden Ahmed Midhat, burada Zevra gazetesinde müdürlük yaptı. İlk kitapları olan Hâce-i Evvel serisi ile Kıssadan Hisse'yi burada yazdı. 1871 baharında İstanbul'a geldi. Cerîde-i Askeriyye'de bir buçuk yıl başyazarlık yaptı. Tahtakale'de oturduğu evde kurduğu pedalla çalışan matbaada, aile fertlerinin de yardımıyla kendi kitaplarını basmaya başladı. Basiret ve diğer bazı gazetelere yazılar verdi. Devir ve Bedir adlarıyla çıkardığı iki derginin kapanmasından sonra, Dağarcık dergisini yayınlamaya başladı (1872). Bu dergide yayınlanan bir dizi makalenin materyalizme meyyal içeriği ve yine aynı süreçte Devir, Bedir ve İbret'teki yazılarında kullandığı "şiddetli lisân" yüzünden, "muzır neşriyyat" gerekçesiyle Rodos'a sürgüne gönderildi. Sürgünden sonra öncekinden daha hızlı biçimde basın dünyasına dönen Ahmed Midhat, Takvîm-i Vekâyi ve Matbaa-i Âmire müdürlüğüne atandı. Türk basın tarihinin en uzun ömürlü gazetelerinden Tercümân-ı Hakîkat'i çıkardı (1878). Meclis-i Umûr-ı Sıhhiyye üyeliği, daha sonra başkanlığı ve çeşitli hocalık görevlerinde bulundu. 1889'da Stockholm'de toplanan Şarkiyatçılar Kongresi'ne katıldı. Son yıllarında Dârülfünûn'da umumî tarih, dinler tarihi, felsefe tarihi, Medresetü'l-Vâizîn'de dinler tarihi, Dârül-Muallimât'ta tarih ve pedagoji dersleri okuttu. Yayınladığı çeviriler, uyarlamalar, romanlar ve oyunlarla, dinî, siyasî, iktisâdî, tarihî, felsefî vb. metinlerle birçok farklı alana el atmış üretken bir yazar olan Ahmed Midhat'ın eserlerinden birkaçı şunlardır: Felsefe-i Zenân (1870), Hüseyin Fellah (1875), Menfâ (1876), Ekonomi Politik (1879), Nevm ve Halât-ı Nevm (1881), Müdâfa'a (3 cilt, 1883-1885), Voltaire (1887), Schopenhauer'ın Hikmet-i Cedîdesi (1887), Beşir Fuad (1887), Hallü'l-Ukâd (1890), Avrupa'da Bir Cevelân (1890), Paris'te Otuz Bin Budî (1890), Ben Neyim? Hikmet-i Mâddiyyeye Müdâfa'a (1890), Nizâ-ı İlm ü Dîn ve İslâm ve Ulûm (W. J. Draper'den tercüme ve şerhi, 4 cilt, 1896-1900), Ahbâr-ı Âsâra Ta'mîm-i Enzâr (1891), Târîh-i Hikmet (1912-1913), Târîh-i Hikmetin Zübdesi, (ty.), Târîh-i Hikmet (1914). M. Sabri Koz'un hazırladığı kapsamlı bir Ahmed Midhat bibliyografyası, Kitaplık dergisinin 54. sayısında yayınlanmıştır.
    Kitapları:
    • Ben Neyim? Hikmet-i Mâddiyyeye Müdâfa'a
      "Malumdur ki, Avrupa'da 'materyalistler' denilen garip bir hikmet erbabı gittikçe çoğalıyor. Hikmetteki garabet, doğurduğu sonuçlar hakkında şaşkın bakışları davet ediyor. Zira bu hikmet tabiiyatı da maneviyatı da körü körüne reddedivererek ...
    • İktisat Metinleri - 1. kitap: Ekonomi Politik - 2. kitap: Düğümlerin Çözümü
      "Biz, yani Osmanlılar, millî servetimizi değerlendirebilmek için başlangıçlarına doğru bir göz atmak zorundayız. Tarihimiz bize gösterir ki, bizim ilk ortaya çıkışımız, askerî bir millet suretiyle çıkış olup, gerçekte hâlâ eserleri ...
    • Voltaire | Ahmed Midhat
      "İşte bu mülahazalar neticesinde ben, bizde bir Voltaire'e ne dince ne siyasetçe lüzum görülmeyeceğine kaniyim. Bu halde bence Voltaire'in olanca önemi halkın eğitiminden ve maaarif nurlarıyla cihanın gözlerini süsleyerek, insan ...
    • Schopenhauer'ın Hikmet-i Cedîdesi | Schopenhauer'ın Yeni Hikmeti
      İbret Verici Bir Misal "Biçare Beşir Fuad'ın geçtiğimiz günlerde aziz canına kıyması işte böyle Schopenhauerizm gibi dünyevi insanlık şartları ile asla tatbik kabul edemeyen hikmetler neticesidir. Yakında Beşir Fuad başlığıyla işbu ...
    • Dârü'l-Fünûn Dersleri: Târîh-i Hikmet | Felsefe Tarihi
      " 'Evrenin düşüncesi benim neme lazım?' diyebilir miyiz? Duyumlarımız hakkında bir fikir ortaya koymadıkça ruhumuz tatmin olamaz. Özellikle de kendi başlangıcımız ve sonumuz hakkında, ki bu başlangıç ve son evrenin ...
    © 2017 Çizgi Kitabevi
    Çizgi KitabeviÇizgi KitabeviÇizgi Kitabevi